Makale: Ekoton: HiVa Atelier FW26/27 Koleksiyonunun Hikayesi
Ekoton: HiVa Atelier FW26/27 Koleksiyonunun Hikayesi
Ekoton Nedir?
Ekolojide ekoton, iki farklı yaşam alanının birbirine değdiği geçiş bölgesidir. Ormanın çayıra dönüşmeden önceki kıyısı. Nehir kenarının kuru toprağa karışmadan önceki şeridi. Her iki taraftan türler bu bölgeden geçer, bazıları da oraya temelli yerleşir. Sınırın kendisi, kendine ait koşulları olan bir yaşam alanına dönüşür.
Ekotonu ilgi çekici kılan, yalnızca iki ortamın arasında durması değildir. Aynı zamanda bir koşulun bir diğerine nasıl dönüştüğünü de gösterir. Kimi zaman bu geçiş net bir çizgidir. Kimi zaman yavaşça gerçekleşir.
Aynı fikir, aynı anda iki farklı şekilde davranması gereken bir nesneye de uygulanabilir.
Bir Deri Çanta Neden Hem Yapı Hem Esneklik İster?
Bir deri çanta, aynı anda birbirine zıt iki işi yapmak zorundadır. Bazı bölümlerinin formunu koruması gerekir. Bazılarının ise hareket etmesi.
Taban ve yapısal paneller, çanta yıllarca dolup boşaldıktan ve taşındıktan sonra bile sabit kalmalıdır. Omuz askısı ise bunun tam tersini ister. Bedenle birlikte hareket etmeli, kullanıldıkça yumuşamalı ve rahatlığını korumalıdır.
İki bölgeye de aynı sertliği verirseniz biri kullanışsız hale gelir. İkisine de aynı yumuşaklığı verirseniz diğeri formunu kaybeder.
İşte bu yüzden deri çanta tasarımı yalnızca bir siluet oluşturmaktan ibaret değildir. Yapının nerede bitip esnekliğin nerede başlayacağına karar vermek, tasarımın kendisidir.
Bu Geçiş Atölyede Nasıl Kurulur?
Deri işçiliğinde bu kararların çoğu, çanta henüz son formuna kavuşmadan önce verilir.
Bir derinin her bölgesi aynı şekilde davranmaz. Lif yapısı daha sık olan bölümler daha az esner ve yapısal kısımlar için daha uygundur. Daha yumuşak bölgeler ise katlanması, genişlemesi ya da günlük kullanımda hareket etmesi gereken parçalar için kullanılır.
Bu yüzden el yapımı bir deri çanta, malzemenin her yerde aynı şekilde davranması beklenerek üretilmez. Yapının nerede gerekli, hareketin nerede daha doğru olduğuna karar verilerek inşa edilir.
HiVa Atelier’de üretim ile tasarım arasındaki ilişki, uzun süredir tam da bu denge üzerine kuruludur.
Ekoton ve HiVa Atelier
HiVa, kurulduğu günden beri kendini tek bir sabit tanımın içine yerleştirmedi.
Deri aksesuarları, malzemeleri, formları ve görsel dili zamanla değişti. Bazı fikirler kaldı. Bazıları dönüştü, bazıları geride bırakıldı, bazıları da başka bir biçimde geri döndü.
Değişmeden kalan şey belirli bir estetik değil, farklı olasılıklar arasında hareket edebilme açıklığıydı.
Bu anlamda ekoton, HiVa Atelier FW26/27 koleksiyonunun üzerine sonradan giydirilmiş bir tema değil. Markanın tasarıma, üretime ve karar verme biçimine en başından beri sinmiş bir düşünceye isim veriyor.
Tıpkı bir deri çantanın bazı bölümlerinin yapısını koruması, bazılarının ise hareket etmesi gerektiği gibi, bir marka da neyi tutacağına ve neyin değişmesine izin vereceğine karar vermek zorundadır.
Hiç değişmeyen bir kimlik, zamanla kendi sınırlarına dayanır. Hiçbir şeyi tutmadan sürekli değişen bir kimlik ise tanınmaz hale gelir.
Asıl önemli olan, ikisinin arasındaki alandır.
FW26/27: Kaya ve Bataklık
HiVa Atelier FW26/27 koleksiyonu bu fikre iki fiziksel koşul üzerinden yaklaşıyor: kaya ve bataklık.
Kaya, baskı altında formunu korur. Bataklık, temasla birlikte hareket eder, şeklini değiştirir ve yeniden yerleşir. Biri direnir. Diğeri uyum sağlar.
Koleksiyondaki bazı deri çantalar daha net hatlara ve daha sabit siluetlere sahip. Bazıları ise daha yumuşak, daha dolgun ve kullanıldıkça değişmeye daha açık. Bazı tasarımlarda düz deri ile süet, yapısal paneller ile yumuşak gövdeler aynı nesnenin içinde buluşuyor.
Hiçbir koşul diğerinden üstün tutulmuyor.
İyi bir deri çanta her zaman en yapısal ya da en yumuşak olan değildir. Kullanılacağı biçime göre doğru miktarda yapıya ve doğru miktarda esnekliğe ihtiyaç duyar.
Zaman Ne Gösterir?
Deri çantalar kullanıldıkça değişir.
Saplar yumuşar. Köşeler kıvrım kazanmaya başlar. Sık dokunulan yüzeyler zamanla değişir. Bazı bölgeler günlük kullanıma uyum sağlarken, bazıları yapısal görevleri gereği daha sabit kalır.
Zamanla bir çanta, nerede hareket ettiğinin ve nerede formunu koruduğunun kaydını taşımaya başlar.
Benzer bir şey markalar için de geçerlidir.
Bazı fikirler zamanla yapısal hale gelir. Bazıları değişir. Geriye kalan, tek ve sabit bir hikaye değil, neyin tutulduğu, neyin dönüşmesine izin verildiği ve bu geçişlerin nerede yaşandığıyla şekillenen bir yapıdır.
Ekoton tam da bu tür bir alanı tanımlar.
HiVa Atelier için bu, çözülmesi gereken bir belirsizlik değil.
Çalışmanın sürdüğü yerdir.

